Anasayfa / Genel / Sonra Derken Geçip Gidenler…

Sonra Derken Geçip Gidenler…

Değerli Okurlarım…
Bugünkü yazıma, usta şair Behçet Necatigil’in insanın içine dokunan dizeleriyle başlamak istiyorum:
“Sevgileri yarınlara bıraktınız,
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden…”
Bu dizeler, hepimizin hayatında bir noktaya dokunuyor. Çünkü çoğu zaman sevgimizi ifade etmek için uygun zamanı bekliyoruz. “Sonra ararım”, “Müsait olduğumda giderim”, “İşlerim biraz hafiflesin, gönlünü alırım” derken günler, aylar, hatta yıllar geçiyor. Oysa hayat, ertelenen duyguların hesabını tutmuyor; yalnızca zamanı alıp götürüyor.
Necatigil’in dizelerinde bir sitemden çok, derin bir fark ediş var. İnsanların bizi yanlış tanımasının nedeni her zaman kötü niyetimiz değil; çoğu zaman sevgimizi ifade etmekteki çekingenliğimizdir. İçimizden geçenleri dile getirmeyiz. Sarılmayı, teşekkür etmeyi, özür dilemeyi ve “Seni seviyorum” demeyi erteleriz. Sonra da yakınlarımız, içimizde taşıdığımız sevgiden habersiz, bizi mesafeli ve ilgisiz sanabilir.
Oysa sevgi, yalnızca kalpte taşınan bir duygu değildir; davranışa dönüşmediğinde görünmez kalır. Bir telefon, kısa bir mesaj, içten bir tebessüm ya da beklenmedik bir ziyaret… Bazen küçük bir ilgi, bir insanın bütün gününü, hatta hayatını değiştirebilir. Sevdiklerimizin, onları düşündüğümüzü bilmeye ihtiyacı vardır. Çünkü hiç kimse başkasının kalbini okuyamaz.
“Bitmeyen işler” ise çağımızın en yaygın bahanesidir. Hepimizin yapılacak listeleri, tamamlanması gereken görevleri ve ertelenemeyen sorumlulukları var. Ancak hayatın en önemli işleri çoğu zaman bu listelerde yer almıyor. Anne babamızı aramak, bir dostumuzun hâlini sormak, çocuğumuzu dinlemek, eşimize teşekkür etmek… Bunlar ertelenebilir gibi görünür; ancak ertelendikçe aramızdaki bağlar sessizce zayıflar.
Yarın, çoğu zaman bugünün rahatlatıcı bahanesidir. Bize zaman kazandırıyor gibi görünür; oysa bazen elimizden en değerli fırsatları alır. Bir gün söylemek istediğimiz sözleri söyleyemeyebiliriz. Bir gün sarılmak istediğimiz kişiye ulaşamayabiliriz. Bir gün, “Keşke daha önce söyleseydim” demek zorunda kalabiliriz.
Bu nedenle sevgiyi yarınlara bırakmamak gerekir. Kırgınsak konuşalım, özlediysek arayalım, değer veriyorsak bunu gösterelim. Gururu, çekingenliği ve yoğunluğu sevginin önüne koymayalım. Çünkü insanın hayatında en büyük pişmanlıklara yol açan şeylerden biri, yaptığı hatalar kadar yapamadığı iyilikler ve söyleyemediği güzel sözlerdir.
Bugün hayatımızdaki bir kişiyi düşünelim. Uzun zamandır aramadığımız, sevgimizi yeterince göstermediğimiz, belki de yanlış anladığımız ya da yanlış anlaşıldığımız birini… Ardından telefonu elimize alıp bir mesaj gönderelim: “Seni düşündüm. Nasılsın?” Bazen tek bir cümle, yıllardır kapalı duran bir kapıyı aralayabilir.
Sevgilerimizi yarınlara bırakmayalım. Çünkü yarın her zaman gelmeyebilir. Bugün söyleyelim, bugün sarılalım, bugün affedelim. Hayatın en güzel yanı, sevgimizi göstermek için hâlâ vaktimizin olmasıdır.

Benzer Haberler

“BİR PARK YERİ, DÖRT YARALI… TOPLUM OLARAK NEREYE GİDİYORUZ?”

Bursa Emirsultan Karadavut Sokak’ta motosiklet park etme meselesi nedeniyle çıkan tartışma, kısa sürede bıçaklı kavgaya …