Anasayfa / Genel / Uyuşturucu ile Mücadelede En Ön Cephe: Narkotik Birimlerimiz…

Uyuşturucu ile Mücadelede En Ön Cephe: Narkotik Birimlerimiz…

Uyuşturucu… Bir ülkenin geleceğini sessizce tüketen, gençliği hedef alan ve organize suç örgütlerine milyarlarca lira kazandıran karanlık bir düzen. Bu düzenin karşısında ise her gün hayatını ortaya koyan bir meslek grubu var: Narkotik polisleri.
Toplum, çoğu zaman televizyon ekranlarında birkaç dakikalık operasyon görüntülerini izliyor. Kapılar kırılıyor, şüpheliler yakalanıyor, masaların üzerine dizilmiş uyuşturucular sergileniyor. Görünen bu kadar. Görünmeyen ise aylar süren takipler, sabahlara kadar devam eden çalışmalar, uykusuz geceler, sayısız istihbarat değerlendirmesi ve her an ölümle burun buruna yürütülen operasyonlardır.
Narkotik polisi, karşısında sıradan bir suçlu bulmuyor. Organize çalışan, ağır silahlar taşıyan, milyonlarca liralık kazanç elde eden ve kaybedecek çok şeyi olan suç örgütleriyle mücadele ediyor. Böyle bir mücadelede yapılacak en küçük hata, sadece operasyonun değil, bir polisin hayatının da sonu olabilir.
Bugün uyuşturucu satıcıları sokak köşelerinde bekleyen kişilerden ibaret değil. İnternet üzerinden satış yapıyorlar, şifreli haberleşme programları kullanıyorlar, çocuk yaşta kuryelerden yararlanıyorlar, sürekli yöntem değiştiriyorlar. Suç teknolojiyi kullanırken, devlet de buna ayak uydurmak zorunda kalıyor. Ancak gelişen suç yöntemleri, narkotik ekiplerinin omuzlarındaki yükü her geçen gün biraz daha artırıyor.
Bir başka gerçek ise çalışma şartlarıdır. Günlerce süren teknik takiplerin ardından saatler süren operasyonlar yapılıyor. Operasyon bitiyor ama görev bitmiyor. Delillerin toplanması, ifade işlemleri, adli evraklar ve mahkeme süreçleri aynı personelin omuzlarına yükleniyor. Çoğu zaman dinlenmeye fırsat bulamadan yeni bir dosya başlıyor.
Daha da düşündürücü olan, bazı operasyonlarda büyük emeklerle yakalanan uyuşturucu satıcılarının kısa süre sonra yeniden sokaklarda görülebilmesidir. Hukuki süreçler elbette bağımsızdır ve hukuk devleti ilkeleri içinde yürür. Ancak bu durum, sahada canını ortaya koyan personelin motivasyonunu olumsuz etkileyebiliyor. Bir polisin aylarca takip ederek yakaladığı kişinin yeniden aynı suçu işlemeye devam etmesi, mücadeleyi daha da zorlaştırıyor.
Bir diğer mesele de personel sayısı ve iş yüküdür. Uyuşturucu suçları artarken, aynı sayıda personelle çok daha geniş alanlarda mücadele edilmeye çalışılıyor. Narkotik polisleri yalnızca operasyon yapmıyor; ihbar değerlendiriyor, istihbarat topluyor, analiz yapıyor, mahkemelerde ifade veriyor ve eğitim faaliyetlerine de katılıyor. Bütün bunlar, büyük bir fiziksel ve psikolojik yük oluşturuyor.
Operasyonların görünmeyen yüzünde başka riskler de bulunuyor. Sentetik uyuşturucularla temas riski, zehirli kimyasallar, laboratuvar baskınları, ani silahlı saldırılar ve yüksek stres altında alınan saniyelik kararlar… Bunlar, mesleğin doğal bir parçası hâline gelmiş durumda. Buna rağmen görevden kaçan değil, göreve koşan insanlar var.
Uyuşturucuyla mücadelede başarı sadece ele geçirilen kilogramlarla ölçülmemelidir. Asıl başarı; suç ağlarının çökertilmesi, sokaklara ulaşacak zehrin engellenmesi ve organize suç örgütlerinin ekonomik gücünün kırılmasıdır. Bunun için de narkotik birimlerinin teknolojik altyapısının güçlendirilmesi, personel sayısının artırılması, özlük haklarının iyileştirilmesi ve operasyonel yeteneklerinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.
Uyuşturucuya karşı verilen mücadele, sıradan bir güvenlik görevi değildir. Bu, devletin geleceğini, toplumun huzurunu ve kamu düzenini koruma mücadelesidir. Bu savaşın en ön safında ise çoğu zaman ismi bilinmeyen, başarısı manşetlere taşınmayan, başarısız olduğunda ise ilk eleştirilen narkotik polisleri vardır.
Onlar görevlerinin gereğini yapmaya devam ediyor. Bekledikleri tek şey ise verdikleri mücadelenin görülmesi, çalışma şartlarının güçlendirilmesi ve emeklerinin hak ettiği değeri bulmasıdır.
Çünkü uyuşturucuya karşı verilen savaşta geri çekilme lüksü yoktur. Geri çekilen sadece bir kurum olmaz; kaybeden, toplumun tamamı olur.

Ne diyelim….

Rabbim; vatanımızın huzuru ve milletimizin güvenliği için gece gündüz demeden görev yapan Emniyet Teşkilatımızın her bir mensubunu korusun, muhafaza eylesin. Ayaklarına taş değdirmesin, güçlerine güç, yüreklerine sabır ve cesaret versin.
Hiçbir ocağa ateş düşürmesin, hiçbir anneyi, babayı, eşi ve evladı gözyaşıyla imtihan etmesin. Görevlerini sağlıkla, huzurla ve başarıyla tamamlayıp sevdiklerine kavuşmayı her birine nasip etsin.
Rabbim; devletimize zeval vermesin, birlik ve beraberliğimizi daim kılsın. Aziz milletimizi her türlü kötülükten, ülkemizi ise uyuşturucu başta olmak üzere tüm suç odaklarından muhafaza eylesin. Âmin.

Benzer Haberler

Çocuklarımızı Uyuşturucudan Korurken Teknoloji Bağımlılığını da Görmeliyiz…

Mercan Torun Bir çocuğu uyuşturucudan korumak yalnızca “Uyuşturucu kötüdür” demekle olmaz.Tıpkı bir çocuğu teknoloji bağımlılığından …