Anasayfa / Genel / “Çocuklara Sahip Çıkalım,Yoksa Sokaklar Sahip Çıkmaya Devam Edecek”

“Çocuklara Sahip Çıkalım,Yoksa Sokaklar Sahip Çıkmaya Devam Edecek”

Mercan Torun

Uzun zamandır yazıyoruz. Uzun zamandır söylüyoruz. Hatta daha açık söyleyeyim: Bas bas bağırıyoruz.
“Çocuklarımıza sahip çıkalım” diyoruz. “Çıkmazsak, sokaklar sahip çıkar” diyoruz.
Ama maalesef…
Sivil toplum kuruluşları olarak yıllardır aynı şeyi anlatıyoruz: Okul ile toplum birbirinden ayrı düşünülemez. Okul-STK iş birliği bir tercih değil, bir zorunluluktur. Çünkü çocuk sadece sınıfta yetişmez. Sokakta, evde, dijital dünyada büyür. Eğer bu alanları birlikte yönetemezsek, kaybederiz.
Ve bugün geldiğimiz noktada, kaybediyoruz.
Bir saldırgan…
Daha 14 yaşında.
Elinde 5 silah, 7 şarjör…
Bir öğretmeni—Ayla öğretmeni—ve beraberinde 8 çocuğumuzu hayattan koparıyor.
Bu cümleyi kurmak bile insanın içini parçalıyor. Ama gerçek.
Öte yandan başka bir okul…
Bu kez 19 yaşında bir saldırgan.
Pompalı tüfekle 16 yaralı canımız.
Bu artık tesadüf değil. Bu artık münferit değil. Bu bir kırılma noktası.
Biz hâlâ “güvenlik önlemleri artırılacak” cümlesine sığınıyoruz. Elbette artırılsın. Ama mesele kapıya konulan görevli değil. Mesele, o kapıya gelene kadar bir çocuğun nasıl bu noktaya geldiği.
Biz nerede kaybettik?
Bir çocuk 14 yaşında nasıl 5 silaha ulaşır?
Nasıl 7 şarjörle bir okula girebilir?
Daha da önemlisi, nasıl bu kadar öfkeyle dolar?
İşte yıllardır anlatmaya çalıştığımız tam da bu.
Eğitim sadece akademik başarı değildir. Eğitim, çocuğun içindeki karanlığı fark etmek ve onu aydınlatmaktır.
Ama biz ne yaptık?
Sınavlara odaklandık.
Notlara odaklandık.
Ama ruhu unuttuk.
STK’lar olarak sahada gördüğümüz şey çok net:
Dinlenmeyen çocuk, anlaşılmayan genç, yalnız bırakılan birey…
Bir süre sonra ya içine kapanıyor ya da patlıyor.
Bugün patlayanlar var.
Bir öğretmenin yaralandığı, bir çocuğun hayatını kaybettiği yerde hepimiz sorumluyuz. Bu sorumluluğu sadece bir kuruma, sadece bir aileye, sadece bir okula yükleyemeyiz. Bu, topyekûn bir ihmaldir.
Artık şunu açıkça söylemek gerekiyor:
Okul güvenliği sadece kapıdan girenle ilgili değildir.
Okul güvenliği, çocuğun kalbine girenle ilgilidir.
Eğer biz çocuklara sahip çıkmazsak, onları anlamazsak, onların öfkesini yönetmeyi öğretmezsek…
Sokaklar sahip çıkmaya devam edecek.
Ve sokakların öğrettiği şey, çoğu zaman merhamet değildir.
Artık seçim yapma zamanı:
Ya birlikte sahip çıkacağız, ya da birlikte kaybetmeye devam edeceğiz.

Öğrencilerinin üzerine kapanarak onları koruyan Ayla Öğretmenim….Tırnağına iğne batsa içimizin yanacağı Melek çocuklarımız…Mekânınız cennet olsun.

Benzer Haberler

“İnsanlığın En Alt Basamağında Kalan Evlatlar”

MERCAN TORUN Adını koyalım: Anne babasına bakmayan, onları yalnızlığa, hastalığa, çaresizliğe terk eden insan evlat …