
Adını koyalım: Anne babasına bakmayan, onları yalnızlığa, hastalığa, çaresizliğe terk eden insan evlat değildir. Bunu süslemeye, yumuşatmaya, “şartlar zor” diye aklamaya gerek yok. Bazı gerçekler serttir çünkü gerçeğin kendisi vicdansızlığı tolere etmez.
Anne karnında dokuz ay yük olmuşsunuz, bir gün “yük oldular” diyorsunuz. Babasının beli bükülene kadar çalışmasını normal görüp, bastonla yürürken “ben bakamam” deme yüzsüzlüğünü gösterebiliyorsunuz. Bu sadece nankörlük değil, düpedüz ahlaki çürümedir.
Parayı kutsal kitap gibi gören bir evlat tipi var artık. Her şeyi rakamla ölçüyor: Bakıcı kaç para, ilaç ne kadar, hastane masrafı ne tutar… Ama anne babanın ömründen eksilen günlerin, yalnız geçirilen gecelerin, ağlayarak kapanan telefonların bir bedelini hesaplayamıyor. Çünkü o hesap vicdan ister, banka uygulamasıyla yapılmaz.
Miras konuşulunca aslan, sorumluluk gelince fare olanlar… Anne babanın tapusu, dairesi, maaşı gündeme gelince bir anda “ailesine düşkün” kesilenler… Ama altını değiştirmek, doktora götürmek, geceleri yanında oturmak gerektiğinde ortadan kaybolanlar… Siz evlat değil, fırsatçısınız.
“Benim hayatım var” diyorsunuz. Evet, var. O hayatı size kim verdi sanıyorsunuz? Gökyüzünden mi düştünüz? O hayat, annenizin uykusuz gecelerinden, babanızın yarım kalmış hayallerinden çalındı. Şimdi o hayatı bahane edip onları çöpe atıyorsunuz.
Yaşlılar yurdu kapısından dönerken içiniz rahat mı? Olmasın. Çünkü o kapıdan içeri sadece anne babanızı bırakmadınız, insanlığınızı da orada teslim ettiniz. Geri dönüşü yok.
Ve şunu iyi bilin: Hayat çok adildir, ama sessiz çalışır. Bugün “zamanım yok” dediğiniz anne babanın yerinde yarın siz olacaksınız. Ve siz de aynı cümlelerle kenara itileceksiniz. Çünkü vicdansızlık miras gibi nesilden nesile geçer.
Anne babaya bakmak fedakârlık değil. Kahramanlık hiç değil. Bu, insan olmanın en alt basamağıdır. O basamağa bile çıkamayanların; kariyer, başarı, modernlik nutukları atmaya hakkı yoktur.
Ey vicdanı ipotekli evlatlar…Bu yazı sert geldi mi? Gelmeli.
Çünkü vicdanı ölmüş olana yumuşak sözler fayda etmez.Çünkü tek başarınız “yalan”dır.
Kalem Haber Gerçekleri Yazan Kalem